Küresel ticaretin yeni rotasında Horoz Lojistik
19/08/2026 - 13:00:00
Avrupa başta olmak üzere uluslararası operasyonlarını büyüten Horoz Lojistik, mevcut yapılanmasını güçlendirirken İtalya ve İspanya gibi yeni pazarlarda da büyümeye hazırlanıyor. Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı (Yurt Dışı Faaliyetler) Gürkan Gürbüz, 2026’nın ilk yarısında e-ihracat cirosunda yüzde 100’ün üzerinde büyüme elde ettiklerini belirterek, şirketi önümüzdeki beş yılda farklı coğrafyalarda kendi operasyonlarını yöneten global bir lojistik oyuncusuna dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Küresel ticarette yaşanan gelişmeler, lojistikte farklı pazarlara erişim ve ticaret kanallarının çeşitlendirilmesini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Biz de özellikle Avrupa’daki depo ve dağıtım yapılanmamızı güçlendirerek, Türkiye’de uzun yıllardır uyguladığımız uçtan uca lojistik modelini yurt dışına da taşıyoruz. Bunun yanında farklı taşıma modlarını alternatifli şekilde kullanarak operasyonel esnekliğimizi artırıyoruz.
Özellikle Orta Doğu ile ticarette yaşanan gelişmeler de alternatif taşıma modellerinin önemini artırıyor. Süveyş Kanalı’nın kullanımındaki değişimler, Türkiye’nin coğrafi konumunu daha önemli hale getirirken, kara ve denizyolunun birlikte kullanılabildiği modelleri güçlü bir alternatif olarak görüyoruz. Farklı taşıma modlarına sahip olmak, kriz dönemlerinde operasyonlarımızı sürdürebilmemiz açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Bir diğer önemli alan ise e-ihracat. E-İhracat Konsorsiyumu unvanına sahip tek lojistik şirketi olarak, YLDA statüsünün sağladığı avantajlarla yerli markaların uluslararası pazarlara erişimini destekliyoruz. Markalarımızı Avrupa ve Amerika genelinde 14 farklı e-ticaret pazaryerinde listeliyor, lojistikten stok yönetimine ve satışa kadar süreci uçtan uca yönetiyoruz. Böylece hem operasyonel hem de ticari açıdan daha çeşitlendirilmiş ve dayanıklı bir yapı oluşturuyoruz.
ULUSLARARASI BÜYÜMENİN MERKEZİNDE AVRUPA VAR
Horoz Lojistik bugün Avrupa, ABD ve farklı coğrafyalarda operasyonlarını genişletiyor. Önümüzdeki dönemde uluslararası büyüme stratejinizde hangi pazarlar öncelikli olacak? Bu kararlarda hangi kriterler belirleyici oluyor?
Önümüzdeki dönemde Avrupa, uluslararası büyüme stratejimizin merkezinde olmaya devam edecek. Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda ve Romanya’daki yapılanmamızı güçlendirirken, İtalya ve İspanya gibi yeni pazarlarda da büyümeyi hedefliyoruz. ABD ise mevcut depo ağımız üzerinden önemli bir büyüme alanı olmaya devam ediyor.
Pazar seçimlerimizde yalnızca büyüme potansiyeline değil; Türkiye ile ticaret hacmine, müşterilerimizin ihtiyaçlarına, bölgedeki e-ticaret ve lojistik potansiyeline ve uçtan uca operasyon kurabilme imkanına bakıyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca yeni bir ülkede bulunmak değil, o pazarda depolama, dağıtım ve taşımacılığı birlikte sunabileceğimiz sürdürülebilir bir yapı oluşturmak.
Şirketiniz yalnızca uluslararası taşımacılık değil, yurt dışı depolama, dağıtım ve e-ihracat çözümleri de sunuyor. Sizce ihracatçıların küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için artık lojistikte hangi yeni hizmetler vazgeçilmez hale geldi?
İhracatçıların küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için artık yalnızca ürünü hedef ülkeye taşımak yeterli değil. Ürünün pazara girişinden son tüketiciye ulaşmasına kadar tüm sürecin hızlı, entegre ve mümkün olduğunca tek bir yapı üzerinden yönetilebilmesi gerekiyor.
E-İhracat Konsorsiyumu statümüzün sağladığı avantajlarla lojistik ve depolama altyapımızı yerli markaların hizmetine sunuyoruz. Ürünlerin deniz, hava veya kara yoluyla hedef pazarlara taşınması ve depolanmasının yanı sıra; ürün içeriklerinin hazırlanması, global e-ticaret pazaryerlerinde listelenmesi, reklam ve pazarlama faaliyetleri ile stok ve sipariş yönetimi gibi pek çok süreci tek çatı altında yönetiyoruz.
Buradaki temel avantajımız, ihracatçıya yalnızca lojistik hizmet vermek yerine ticaretin kendisine de destek olmak. Markalar böylece şirket kurulumu, yurtdışı muhasebe, yerel insan kaynağı, depo ve operasyon altyapısı gibi önemli maliyet ve operasyon yüklerinden kurtularak hedef pazarlara daha hızlı ve güvenli şekilde giriş yapabiliyor.
Özellikle KOBİ’ler ve global pazarlara yeni açılan yerli markalar için bu modelin önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde lojistiğin de yalnızca taşıma ve depolama hizmeti veren bir yapıdan, ihracatçının küresel büyümesini destekleyen bir iş ortağı modeline doğru evrileceğine inanıyoruz.
E-İHRACATTA YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE BÜYÜME
2026'nın ilk altı ayını nasıl değerlendiriyorsunuz? Operasyon hacmi, ciro ve ihracat lojistiği tarafında beklentileriniz gerçekleşti mi? Yıl sonu için nasıl bir büyüme hedefi öngörüyorsunuz?
2026’nın ilk altı ayını özellikle dış ticaret ve e-ihracat operasyonlarımız açısından oldukça verimli geçirdik. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla e-ihracat tarafında 0’ün üzerinde ciro büyümesi elde ettik. Yıl sonuna kadar bu büyümeyi daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Özellikle ABD ve AB’deki ticaret mevzuatında yapılan değişiklikler ve yeni gümrük düzenlemeleri, e-ihracat operasyonlarında hızlı aksiyon alabilmenin önemini bir kez daha gösterdi. Bu değişimlere önceden hazırlıklı olmamızın avantajını gördük.
2026’yı yalnızca büyüme değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik ve finansal disiplin açısından da önemli bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz büyürken maliyet yapımızı ve operasyonel verimliliğimizi koruyarak kontrollü bir büyüme sağlamak. Önümüzdeki dönemde de dış ticaret ve e-ihracatın önemli büyüme alanlarımızdan biri olmaya devam edeceğini öngörüyoruz.
Horoz Lojistik'in yurt dışı operasyonlarının toplam ciro içindeki payı bugün hangi seviyede? Önümüzdeki beş yılda şirketi uluslararası arenada nasıl bir konumda görüyorsunuz? Yeni yatırım, iş ortaklığı veya ülke açılışları gündeminizde var mı?
Yurt dışı operasyonlarımızın toplam ciro içindeki payını her yıl artırmayı hedefliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada uluslararası taşımacılığın yanı sıra yurt dışı depolama, dağıtım ve e-ihracat tarafında da büyüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemde uluslararası operasyonların Horoz Lojistik’in büyümesinde çok daha önemli bir paya sahip olacağını düşünüyoruz.
Önümüzdeki beş yılda hedefimiz, Türkiye’den dünyaya hizmet veren bir lojistik şirketinden, farklı coğrafyalarda kendi operasyonlarını yönetebilen global bir lojistik oyuncusuna dönüşmek. Avrupa öncelikli olmak üzere mevcut yapılanmamızı güçlendirmeye ve ihtiyaç gördüğümüz pazarlarda yeni depo ve operasyon yatırımları yapmaya devam edeceğiz. Burada bizim için önemli olan yalnızca yeni ülkelere girmek değil; girdiğimiz pazarlarda depolama, dağıtım, taşımacılık ve e-ihracatı birlikte sunabileceğimiz sürdürülebilir bir yapı kurmak. Yeni iş birlikleri ve stratejik fırsatlar da bu büyüme planımızın önemli parçaları olacak.
TEKNOLOJİDE GÜCÜNÜ ARTIRIYOR
Uluslararası müşteriler artık yalnızca hızlı teslimat değil; izlenebilirlik, dijitalleşme ve uçtan uca operasyon yönetimi de talep ediyor. Horoz Lojistik'in teknoloji yatırımları küresel rekabette size nasıl bir avantaj sağlıyor?
Teknoloji artık lojistikte yalnızca operasyonları hızlandıran bir araç değil, müşteriye sunulan hizmetin önemli bir parçası. Özellikle uluslararası operasyonlarda izlenebilirlik, doğru veri akışı ve süreçlerin entegre şekilde yönetilmesi önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
Biz de teknoloji yatırımlarımızı uçtan uca hizmet modelimizi güçlendirecek şekilde şekillendiriyoruz. 2025 yılında bünyemize kattığımız Tradeport ile farklı e-ticaret kanallarını tek bir teknoloji altyapısında buluştururken, Brandloop ile markaların Amazon, eBay ve Etsy gibi global pazaryerlerindeki mağaza ve operasyon süreçlerini yönetmelerine destek oluyoruz. Bu yapılar sayesinde pazaryeri yönetiminden stok ve sipariş takibine kadar farklı süreçleri entegre ediyor, müşterilerimize daha görünür, hızlı ve esnek bir operasyon sunuyoruz.
Amacımız teknolojiyi yalnızca bir destek fonksiyonu olarak değil, lojistik ve ticaretin birlikte yönetildiği yeni nesil hizmet modelinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırmak. Bu yaklaşımın küresel pazarlarda müşterilerimize hız, görünürlük ve operasyonel esneklik sağladığını düşünüyoruz.
YEŞİL DÖNÜŞÜM LOJİSTİKTE REKABETİN YENİ KRİTERİ
Avrupa’daki Yeşil Mutabakat ve yeni gümrük uygulamaları, lojistik sektöründe sürdürülebilirliği artık bir tercih olmaktan çıkararak rekabetin temel unsurlarından biri haline getiriyor. Özellikle Avrupa pazarında müşterilerin hizmet alırken fiyat ve hızın yanı sıra şirketlerin karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik performansını da dikkate aldığını belirten Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı (Yurt Dışı Faaliyetler) Gürkan Gürbüz, bu dönüşümün lojistik şirketleri açısından yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini söyledi. Gürbüz, “Biz bu dönüşümü yalnızca bir regülasyon olarak görmüyoruz. Sürdürülebilirlik aynı zamanda operasyonel verimlilik anlamına geliyor” dedi. Yakıt ve enerji tüketiminin azaltılması, doğru taşıma modunun seçilmesi ve operasyonların daha verimli hale getirilmesinin hem çevresel etkiyi hem de maliyetleri yönetme açısından önemli olduğunu vurgulayan Gürbüz, “Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan alternatif taşıma modellerine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eskişehir’deki GES yatırımımız da bu yaklaşımımızın önemli örneklerinden biri” dedi.
